Blog

Hacker Manifestosu

Dijital dünyanın yükselişiyle artık yeni bir savaş arenası oluştu. Siber arena, siber dünya, siber savaşlar… Kişisel veriler, iş verileri, fotoğraflar, videolar, gidilen mekanların konumları ve daha fazlası artık dijital dünyada sürekli hareket halinde. Bu kadar yoğun bilginin olduğu bir yerde çıkar da vardır. Bu verileri kendi amaçları uğruna kullanmak isteyen kişiler, menfaat sağlamak isteyen kişiler bulunmaktadır. Nasıl ki gerçek dünyada kötü niyetli kişiler varsa dijital dünyada da kötü niyetli kişiler vardır.

Bunlara “black hat hacker” deniyor. Fakat burada çok kritik bir ayrım yapmak gerekmektedir. Genel anlamda hacker kelimesini duyan kişilerin kafasında kötü imajlar canlanmaktadır. Fakat işin aslı hiç de öyle değildir. Nasıl ki kötü niyetli hacker ya da hacker grupları varsa bunların karşısında devletleri, kurumları, şirketleri ve bireyleri korumak için çalışan iyi niyetli hacker ve hacker grupları da bulunmaktadır. Bu kişilere ise “white hat hacker” yani beyaz şapkalı hacker denmektedir. Bugün ilginç bir konudan bahsedeceğiz. Sizleri daha fazla merakta bırakmadan konumuza geçelim. 

Hacker kavramı aslında 1960’lı yıllara kadar dayanmaktadır. İlk hackerlar olarak adlandırabileceğimiz kişiler ABD’de MIT’de ortaya çıkmıştır. Hacker kavramı da MIT’de bulunan bu insanlardan gelmektedir. 1960’lı yıllardan sonra bilgisayarların olduğu her yerde hack ve hacker terimleri kullanılmaya başlandı. Tabi bu kavramlar kullanıldıkça bazı tartışmaları da beraberinde getirmektedir. Kimileri bu kişilerin tamamen kötü, suçlu olduğunu savunurken kimileri ise hackerların kötüsü olduğu kadar iyisinin de olduğunu savunmuştur.  

Phrack isimli dergi, dünyanın en eski elektronik dergilerinin başında gelmektedir. Bu elektronik derginin ilk sayısı 17 Kasım 1985 yılında yayımlandı. O dönemden bu zamana ara ara dergi çıkmaya devam etmektedir. Son sayısı 2016 yılında yayımlanmıştır. Derginin belki de en popüler olan sayısı yedinci sayısıdır. Çünkü derginin yedinci sayısında “Hacker Manifestosu” yayınlanmıştır.  

Hacker Manifestosu, 1986 yılında The Mentor adıyla bilinen Loyd Blankenship tarafından yazılmıştır. En ünlü hacker yönetmeliği ünvanını almıştır. Ve bu yönetmeliğin temel amacı, hackerların gerçek felsefesini ve dünya görüşünü tüm dünyaya ve devlet kurumlarına göstermekti. 

Mentor’un kaleme aldığı bu manifesto var olan düzene öfke ve isyanı içinde barındırıyor. Mentor, Hacker Manifestosu’nda, hükümetlerin hackerları daha okul sıralarından başlayarak anlamadığını ve anlamak istemediğini söylüyor. Mentor, hükümetlerin, hackerların hangi koşullar altında şekillendiklerini ve nasıl yaşadıklarını bilmediklerini söylüyor ve Mentor, çağrısını yapıyor: “Ben bir hackerım, benim dünyama gir. 

Hacker Manifestosu’nun yazarı, kapasitelerinin çok altında eğitim aldıklarını, bu eğitim esnasında kendi yeteneklerini eğiticilere anlamadıklarını savunuyor. Bilgisayarla karşılaştıktan sonra ise dünyalarının değiştiğinden bahsediyor. Şimdi size hacker manifestosundan bir alıntı yapacağız; 

Bugün bir kişi daha yakalandı. Tüm gazeteler yazıyor;  

Bilgisayar suçu skandalını yaratan genç yakalandı,  

Bankanın sistemine giren Hacker tutuklandı,  

Lanet olası çocuklar hepsi birbirine benziyor. Fakat siz hiç üç parça psikolojinizle ve 1950’lerin teknolojik beyni ile bir Hacker’ın gözlerinin içine baktınız mı? Onu neyin zayıflattığını hiç merak ettiniz mi? Hangi güçlerin onu keskinleştirdiğini, onu neyin kalıplaştırmış olabileceğini… Ben bir Hacker’ım, dünyama girin. Benimki okulla başlayan bir dünya diğer çocukların çoğundan daha zekiyim. Öğrettikleri saçmalık beni sıkıyor. Lanet olası tembeller hepsi birbirine benziyor. Bir ortaokul veya lisedeyim. Öğretmenlerin bir kesri nasıl sadeleştireceğini anlatmasını on beşinci defa dinledim. Anlıyorum. Hayır bayan Smith ödevimi göstermedim, aklımdan yaptım. Lanet olası çocuk muhtemelen başkasından kopya çekti. Hepsi birbirine benziyor.  

Bugün bir şey keşfettim, bir bilgisayar buldum. Bir saniye bu muhteşem, ben ne yapmasını istersem onu yapıyor. Eğer yanlış bir şey yaparsa benim hatamdan dolayıdır. Beni sevmediğinden değil veya benden korktuğunu hissettiğinden de değil veya benim kendimi beğenmiş bir inek olduğumu düşündüğünden de değil veya öğretmek istemediğinden ve burada olmaması gerektiğinden de hiç değil.

Lanet olası çocuk, bütün yaptığı oyun oynamak. Hepsi birbirine benziyor. Ve sonunda olan oldu, bir kapı açıldı; bir dünyaya bir bağımlılığın damarlarından geçen eroin gibi telefon tellerinden geçen elektronik bir kalp atışı gönderildi. Günden güne bir barınak arandı beceriksizce. Bir pano bulundu; İşte bu, ait olduğum yer burası. Buradaki herkesi tanıyorum.  

Onlarla hiç buluşmamış olsam da. Onlarla hiç konuşmamış olsam da. Onları bir daha hiç duymayacak olsam da. Hepinizi tanıyorum. Allah’ın belası çocuk yine telefon hattını kilitlemiş. Hepsi birbirine benziyor. Hepimizin birbirine benzediğine koşulsuz iddiaya girersiniz. Biz okulda bifteği arzularken bebek mamasıyla beslendik, boğazımızdan geçirdiğiniz et parçaları çiğnenmiş ve tatsız oldu hep. Biz sadistler tarafından hükmedildik ya da ilgisizler tarafından görmezden gelindik, öğretecek bir şeyleri olan çok az kişi bizi istekli öğrenciler olarak buldu karşısında ama bu kişiler bir çöldeki su damlaları gibiydi. Artık bu bizim dünyamız. Elektron ve anahtarın dünyası varlığın güzelliği.  

Biz var olan bir servisi para ödemeden kullanıyoruz ve siz bize suçlu diyorsunuz.  

Biz araştırıyoruz ve siz bize suçlu diyorsunuz.  

Biz bilginin peşinden koşuyoruz ve siz bize suçlu diyorsunuz.  

Biz deri rengi, milliyet ve dini önyargılar olmadan yaşıyoruz ve siz bize suçlu diyorsunuz.  

Siz atom bombaları yaptınız, savaşları başlattınız, öldürdünüz, hile yaptınız, bize yalan söylediniz ve bize bunların kendi iyiliğimiz için olduğuna inandırmaya çalıştınız ve hala suçlu biziz. Evet ben bir suçluyum, benim suçum merak etmek, benim suçum insanları söyledikleriyle veya düşündükleriyle yargılamak. Görünüşleri ile değil. Benim suçum sizden daha zekice davranmak. Beni asla affetmeyeceğiniz bir suç. Ben bir Hacker’ım. Ve bu benim bildirim. Beni durdurabilirsiniz fakat hepimizi asla durduramayacaksınız. Sonuçta hepimiz birbirimize benziyoruz. 

Evet yukarıda alıntılanan kesit Mentor’un kaleminden dökülen Hacker Manifestosu’na ait. 

Unutulmamalıdır ki dijital dünyada her ne kadar kötü niyetli kişiler varsa bir o kadar da iyi niyetli hackerlar bulunmaktadır. Bundan dolayıdır ki herhangi bir siber saldırıya uğranıldığı zaman alanında uzman siber güvenlik ekipleri ya da firmalarından yardım istenmektedir. Siber dünyadaki savaş hız kesmeden devam ediyor. Dijital dünyada her gün milyarlarca veri trafiği yaşanırken kötü niyetli kişilerde durmuyor. Bu nedenle geç olmadan önlemlerinizi almalısınız. 

Siber güvenlik alanında destek almak, siber güvenlik yazılımlarımız ve hizmetlerimiz hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak için BBS Teknoloji ekibi ile iletişime geçebilirsiniz. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.