Blog

Siber Terörizm

Devletler zamana göre belli savaş durumları içerisinde bulunabilir. Gerek iç gerekse dış terör olaylarına maruz kalabilirler. Teknolojinin gelişmesi ile terör örgütlerinin saldırı yöntemleri de değişmiştir. Fiziki olarak kırsalda ve şehir merkezlerinde saldırılar gerçekleştirilirken artık siber dünyada da terör faaliyetleri gerçekleşmektedir. Bu kavram siber terör olarak adlandırılmaktadır.

Siber Terörizm; belirli bir politik ve sosyal amaca ulaşabilmek için bilgisayar ya da bilgisayar sistemlerinin bireylere ve mallara karşı, bir hükümeti veya toplumu yıldırma, baskı altında tutma çabasıdır. Siber terörizmde, bireylerin hesaplarının ele geçirilmesi, ulusal bankacılık sistemlerinin çökertilmesi, devlete ait gizli ve kritik bilgilerin elde edilerek ifşa edilmesi gibi birçok faaliyet gerçekleştirilebilmektedir.

Siber saldırı yöntemlerinin terör örgütleri tarafından kullanılmasındaki asıl amaçlardan bir tanesi, takibinin zor yapılıyor olmasından kaynaklıdır. Artık tüm verilerin dijital ortamda barındırıldığı düşünülürse siber güvenliğin hayati bir önem taşıdığını kolayca anlayabiliriz. Özellikle askeri, kolluk kuvveti anlamında düşünüldüğünde konunun çok ciddi boyutlarda olduğu anlaşılacaktır. Buna göre; askeri kuvvetlerin ya da kolluk kuvvetlerinin sayıları, makine ve teçhizatları, operasyonlar, önemli kodlar ve daha fazlası dijital ortamda tutulmakta ve internet aracılığı ile paylaşılmaktadır. Terör örgütlerinin yapacakları siber saldırılar sonucu bu tarz hayati bilgileri ele geçirmeleri çok vahim sonuçlar doğuracaktır. Bu nedenle siber güvenlik, ulusal güvenlik konusunda en önce gelen konu başlıklarından bir tanesi olmalıdır. Örneği bir de şöyle düşünelim; güçlü bir siber ordu ile yapılan ataklar sonucu terör örgütlerinin planları, yerleri, sayıları ve daha fazla bilgiyi elde ederek operasyonların kayıpsız ve başarılı sonuçlanması sağlanabilir.

Günümüzde artık devletler bile kendi arasında bir siber savaş içerisindedirler. Gizli devlet sırlarının ele geçirilmesi yönünde saldırılar gerçekleştirilmektedir. Bu saldırıları bertaraf etmek için öncelikli olarak güçlü bir alt yapıya sahip olunması gerekmektedir. Bunun için devletlerin teknolojiye yapacakları yatırımlar çok önemlidir. Akabinde kurulacak güçlü bir siber ordu ile hem savunma hem de saldırı birlikleri oluşturulabilir. Bu sayede her zaman bir adım önde olunacaktır.

Siber terörizm yalnızca fiziksel saldırılarda değil psikolojik saldırılarda da kullanılmaktadır. Buna bir örnek vermek gerekirse; 1996 yılında Peru’nun Lima şehrinde Japon Büyükelçiliğine saldırarak diplomatik, askeri ve siyasi personeller rehin alınmıştır. Bu saldırı Tubac Amaru adlı bir terör örgütü tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu terör örgütünü destekleyen sempatizanlar, örgüt faaliyetlerini destekleyen birçok internet sitesi kurmuşlardır. Bu sitelerde propaganda yapıp, saldırı planlarını bu sitelerde yayınlamışlardır.

Başka bir örnek vermek gerekirse; İran’a yapılan Stuxnet saldırısı 2010 yılında gerçekleştirilmiştir. Stuxnet olarak adlandırılan kurtçuk ile İran’daki nükleer santral sistemlerini etkilemek amaçlanmıştır. Konu detaylı incelendiğinde bunun bir siber silah olduğu ve ciddi tahribatlar verdiği ortaya çıkmıştır.

Artık tek tuşla iki devlet arasında savaş çıkabilmektedir. Bunun önüne geçebilmek, siber terörizmden etkilenmemek için siber güvenliğe verilen önemin artması, yapılan yatırımların katlanarak artması gerekmektedir. Burada veri güvenliği kilit rol oynamaktadır. Ayrıca verilerin paylaşılması gereken durumlarda güvenli paylaşım konusu çok önemlidir. Bu konuda geliştirmiş olduğumuz “ATAGÜÇ” adlı siber güvenlik yazılımımızın özelliklerini inceleyebilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.